İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.067.257 ▲ %0,74
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Doğa Bilimleri

35 yaşından sonra beyin değişiyor! Hafıza kaybıyla aynı şey değil

Beyin hacminin 35 yaşından sonra azalmaya başladığını gösteren bilimsel araştırmalar bulunuyor. Ancak bu değişim tek başına hafıza kaybı veya demans anlamına gelmiyor. Uzmanların dikkat çektiği nokta, yaşlanmayla birlikte beynin yapısında meydana gelen doğal değişimlerle hastalık belirtilerini birbirinden ayırmak.

İnsan beyni yaş ilerledikçe değişiyor. Çocukluk ve gençlik döneminde gelişimini sürdüren beyin, yetişkinlik yıllarında farklı bir sürece giriyor. Bilimsel araştırmalar, yaklaşık 35 yaşından itibaren beyin hacminde kademeli bir azalma görülebildiğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, her insanın 35 yaşına geldiğinde beyninin aniden küçülmeye başladığı anlamına gelmiyor. Değişimin hızı kişiden kişiye değişiyor.

Peki, beynin küçülmesi zekânın azalmasına, unutkanlığa veya düşünme yeteneğinin zayıflamasına neden oluyor mu? Nörolojik araştırmalar, normal yaşlanma sürecinin tek başına bu sonuçları doğurmadığını gösteriyor. Beyindeki yapısal değişikliklerin hangi bölgelerde gerçekleştiği, ne kadar hızlı ilerlediği ve kişinin genel sağlık durumu sürecin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

BEYİN 35 YAŞINDAN SONRA NEDEN KÜÇÜLMEYE BAŞLIYOR?

Beyin, yaşam boyunca değişen ve kendini yeniden düzenleyebilen karmaşık bir organdır. Sinir hücreleri arasındaki bağlantılar, beyin dokusunun yapısı ve farklı bölgelerin hacmi yaşla birlikte değişiklik gösterir. Bu değişimler çocukluk ve ergenlik döneminde gelişimin bir parçasıyken ilerleyen yaşlarda beyin dokusunun hacminde kademeli azalma görülebilir.

2012 yılında Human Brain Mapping dergisinde yayımlanan ve 56 boylamsal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) araştırmasını inceleyen bilimsel derleme, bu konuda dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Toplam 2 bin 211 kişinin verilerini değerlendiren araştırmacılar, beyin hacminin yaşam boyunca değiştiğini belirledi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, yaklaşık 18-35 yaşları arasında beyin hacminin korunabildiği veya sınırlı bir büyümenin görülebildiği bir dönem bulunuyor. Yaklaşık 35 yaşından sonra ise beyin hacmindeki yıllık azalma ortalama yüzde 0,2 düzeyinde seyrediyor. Bu oran, 60 yaş civarında yıllık yaklaşık yüzde 0,5'e yükseliyor. İleri yaşlarda azalma daha belirgin hâle gelebiliyor.

Bu sonuçlar, beynin 35 yaşında bir anda küçüldüğünü değil, yaşla ilişkili değişimlerin zaman içinde biriktiğini gösteriyor.

BEYİN HACMİNİN AZALMASI HAFIZA KAYBI ANLAMINA MI GELİYOR?

Beyin hacmindeki azalma ile bilişsel işlevlerdeki gerileme aynı şey değil. Beyin görüntülemelerinde hacim değişikliği saptanması, kişinin mutlaka unutkanlık yaşayacağı veya zihinsel yeteneklerini kaybedeceği anlamına gelmiyor.

Normal yaşlanma sürecinde bazı bilgileri hatırlamak daha uzun sürebiliyor, yeni bilgileri öğrenmek daha fazla çaba gerektirebiliyor ve işlem hızı yavaşlayabiliyor. Buna karşılık kelime bilgisi, deneyimlerden yararlanma ve edinilmiş beceriler uzun yıllar korunabiliyor.

Beynin farklı bölgeleri de yaşlanmadan aynı ölçüde etkilenmiyor. Hafıza, dikkat, planlama ve karar verme gibi işlevlerle ilişkili alanlarda farklı değişimler meydana gelebiliyor. Bu nedenle yalnızca toplam beyin hacmine bakılarak kişinin hafıza kapasitesi veya zihinsel performansı hakkında kesin bir sonuca varılamıyor.

Bununla birlikte, günlük yaşamı etkileyen belirgin unutkanlık, tanıdık yerlerde yönünü bulmakta zorlanma, para işlerini yönetememe veya daha önce rahatlıkla yapılan görevleri yerine getirememe gibi belirtiler normal yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilmemeli. Bu tür değişiklikler görüldüğünde bir sağlık uzmanına başvurulması önem taşıyor.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA BEYİN YAŞLANMASI HAKKINDA NE SÖYLÜYOR?

Beyin yaşlanması üzerine yapılan çalışmalar, hacim kaybının yaşa ve incelenen beyin bölgesine göre farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. 2017 yılında NeuroImage dergisinde yayımlanan ve sağlıklı yaşlanma sırasında beyin hacmindeki yıllık değişimleri inceleyen araştırmada, iki ayrı veri grubu değerlendirildi. İlk grupta 248, diğer grupta 316 kişinin görüntüleme verileri kullanıldı.

Araştırmacılar, 35 yaşında beyin dokusundaki yıllık hacim kaybının yaklaşık yüzde 0,20 düzeyinde olduğunu, bu oranın 70 yaşında yüzde 0,52'ye kadar yükseldiğini hesapladı. Gri madde, beyaz madde ve farklı beyin yapılarındaki değişimlerin aynı hızda gerçekleşmediği de belirlendi

Bu araştırma, beyin hacmindeki değişimin yaşla birlikte hızlanabileceğine işaret ediyor. Ancak bulgular, her bireyde aynı oranda küçülme yaşandığını göstermiyor. Araştırma gruplarındaki ortalama değerler, tek bir kişinin gelecekteki beyin değişimini kesin olarak tahmin etmek için kullanılamıyor.

BEYİN YAŞLANMASINI HIZLANDIRAN ETKENLER NELER?

Beynin yaşlanması yalnızca takvim yaşına bağlı olarak gelişmiyor. Genel sağlık durumu, yaşam biçimi ve bazı hastalıklar da beyin sağlığını etkileyebiliyor. Beyin sağlığını desteklemek amacıyla öne çıkan alışkanlıklar arasında düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku ve zihinsel açıdan aktif kalmak bulunuyor. Tansiyon, diyabet ve kolesterol gibi damar sağlığını etkileyen durumların kontrol altında tutulması da önem taşıyor.

Sosyal ilişkileri sürdürmek, yeni beceriler öğrenmek, okumak ve kişinin ilgisini çeken zihinsel etkinliklere zaman ayırmak da sağlıklı yaşlanmayı destekleyen alışkanlıklar arasında yer alıyor. Bununla birlikte, bu davranışların hiçbiri beyin hacmindeki yaşa bağlı değişimleri kesin olarak durdurmayı garanti etmiyor.

Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsizlik ve kontrolsüz damar hastalıkları ise genel sağlıkla birlikte beyin sağlığı açısından da risk oluşturabiliyor. Bu nedenle beyin sağlığını korumak, yalnızca hafıza egzersizlerine odaklanmak yerine bütüncül bir yaşam biçimini benimsemeyi gerektiriyor.

NORMAL BEYİN YAŞLANMASI İLE HASTALIK NASIL AYRILIYOR?

Beyin hacminde yaşla ilişkili azalma görülmesi ile Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklara bağlı doku kaybı birbirinden ayrılmalı. Bazı hastalıklarda beyin dokusundaki kayıp daha hızlı ilerleyebiliyor ve hafıza, dil, yön bulma ya da günlük yaşam becerilerinde belirgin bozulmalarla birlikte görülebiliyor.

Neurology dergisinde 2005 yılında yayımlanan bir araştırmada, 18-97 yaş aralığındaki 370 yetişkinin beyin görüntüleri incelendi. Araştırmacılar, demans tanısı bulunmayan kişilerde de yaşla ilişkili beyin hacmi azalması görüldüğünü belirledi. Çok hafif veya hafif Alzheimer tipi demansı bulunan katılımcılarda ise beyin hacmindeki azalma hızı, demansı olmayan yaşlı katılımcılara kıyasla belirgin ölçüde daha yüksekti.

Bu bulgular, beyin hacminin tek başına bir hastalık göstergesi olarak ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Hekimler değerlendirme yaparken kişinin şikayetlerini, belirtilerin zaman içindeki seyrini, nörolojik muayeneyi ve gerektiğinde bilişsel testlerle görüntüleme sonuçlarını birlikte ele alıyor.

Sonuç olarak, beyin 35 yaşından sonra küçülmeye başlayabilir ancak bu süreç tek başına zihinsel yeteneklerin kaybedileceği anlamına gelmez. Beyin yaşlanması kişiden kişiye farklı ilerler. Önemli olan, yaşla birlikte meydana gelen doğal değişimleri hastalık belirtilerinden ayırmak ve beyin sağlığını destekleyen alışkanlıkları yaşamın her döneminde sürdürmektir.

Kaynak: Nefes

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…