İçeriğe geç
  • Dolar 49,7672 ▲ %0,14
  • Euro 55,8000 ▲ %0,13
  • Sterlin 66,4827 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.423,85 ▲ %0,61
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,41 ▲ %0,29
  • Bitcoin 3.998.008 ▲ %0,25
  • BIST 100 11.059,65 ▼ %0,52

İklim

COP31'de Elektrik Hedefi: 35'te 35

COP31'de Elektrik Hedefi: 35'te 35

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Antalya'da düzenlenecek COP31'de elektriğin küresel enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması hedefinin kabul edilmesini amaçladıklarını açıkladı.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, elektriğin küresel enerji tüketimindeki payını 2035'e kadar yüzde 35'e yükseltmeyi öngören uluslararası bir taahhüdün kabul edilmesi hedefleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, söz konusu girişime birçok ülkenin şimdiden katılım göstermeye hazır olduğunu ifade etti.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Birol, küresel enerji talebinin hızla arttığını ancak elektrik talebinin toplam enerji talebinden üç kat daha hızlı büyüdüğünü belirterek bunun yeni bir dönemin başlangıcına işaret ettiğini dile getirdi. Yaklaşık iki yıl önce dünyanın elektrik çağına girdiğini hatırlatan Birol, yapay zeka, elektrikli araçlar ve iklimlendirme sistemlerinin elektrik tüketimindeki artışa yeni bir ivme kazandırdığını vurguladı.

Birol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile yapılan görüşmelerin ardından bu ortak hedefin gündeme geldiğini aktardı. Mevcut durumda elektriğin toplam enerji tüketiminin yüzde 23'ünü oluşturduğunu belirten Birol, hedefe ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Şu anda dünyada elektrik, toplam enerji tüketiminin yüzde 23'üne sahip. Bunu 2035'te yüzde 35'e getirmek yani yüzde 23'ten yüzde 35'e getirmek çok önemli bir hedef. Eğer Antalya'da birçok ülke, onlarca, yüzlerce ülke bunun altına imza atarsa bu bence çok muazzam bir başarı olacak ve dünya piyasalarına, yatırımcılarına ciddi bir işaret verecek."

Elektrifikasyon hedefinin geniş katılımlı bir uluslararası taahhüde dönüşmesinin küresel enerji sistemi için yön belirleyici olacağını kaydeden Birol, "Dünyada enerjinin geleceği elektriktedir. Bunun kontratının yapıldığı yer, bunun tahayyülünün yapıldığı yer Antalya olacak. Yıllarca herkes Antalya'yı bu hedefle birlikte anacak." dedi. Taahhüdün uygulanmasını izlemek üzere uluslararası bir mekanizma oluşturulmasının planlandığını belirten Birol, Türkiye ve Avustralya hükümetlerinin IEA'ya yıllık izleme ve raporlama görevi vermesinin öngörüldüğünü söyledi.

Birol, izleme mekanizmasına dair şu bilgileri paylaştı: "Hangi ülke ne kadar yaptı, ne kadar yapamadı, bunu her sene açıklamak için bize böyle bir görev verilecek. Biz de bu görevi yerine getirerek bütün dünyaya hangi ülkenin ne kadar başarı sağladığını veya sağlayamadığını, hangi ülkeyi desteklemek lazım, bu konuda dünya kamuoyunu bilgilendireceğiz." Hedefin New York'taki Birleşmiş Milletler toplantısında Emine Erdoğan'ın katılımıyla açıklandığını hatırlatan Birol, imzaların ardından hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Elektrik talebindeki artışın temel dinamiklerini yapay zeka, elektrikli araçlar ve iklimlendirme cihazları olarak sıralayan Birol, elektrikli araç satışlarındaki hızlı yükselişe işaret etti. Birol, "Beş sene önce dünyada satılan arabaların sadece yüzde 5'i elektrikliydi. Bu sene yüzde 32'si elektrikli. Bu da elektrik talebinin büyümesine ilave bir güç veriyor." ifadelerini kullandı. Artan talebin karşılanması için enerji altyapısının da dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

Küresel enerji sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük sınavın elektrik üretimi değil, üretilen enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılması olduğunu belirten Birol, iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Birol, "Bunun önündeki en büyük sınav bence elektrik santrali yapmak değil. Bunları dünya olarak yapıyoruz ama bunu şebekelerle evlere, fabrikalara götürmek. Dünyada şu anda bir şebeke sorunu var. Bu şebeke sorununu atlatmak için de bir seferberlik var. Bunu en büyük sınav olarak görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Brezilya'daki iklim zirvelerinde görev aldığını belirten Birol, COP31'in Türkiye'de yapılmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Son yıllarda iklim konusundaki ilginin azaldığını ancak Antalya toplantısının bu ilgiyi yeniden canlandırabileceğini düşündüğünü kaydeden Birol, sözlerini şöyle tamamladı: "Ben birçok COP için çalıştım, birçok ülke için. Ama bu sene tabii öncelikle Türkiye kendi ülkem. Onun için çok başarılı olmasını istiyorum. Ayrıca son birkaç yıl içerisinde iklime olan ilgi biraz azaldı. Ben bu Antalya toplantısıyla bunun tekrardan yükselişe geçeceğini görüyorum ve hissediyorum. Buna bir nebze katkıda bulunmak, ülkeme ve dünyaya katkıda bulunmak beni çok heyecanlandırıyor. Büyük bir merakla Antalya'yı bekliyorum. Umarım güzel sonuçlar çıkacak."

TürkAta Haber Ajansı
Yeşil Vatan

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…