İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.059.973 ▲ %1,85

Tarım

Tarımda alım fiyatları yeniden değerlendirilmelidir çağrısı yapan Gürer

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere tarımsal ürünlerin alım fiyatlarının yeniden belirlenmesini istedi; maliyetleri karşılayacak düzeyde makul kar hedefleniyor.

Tarimpusulasi'nin haberine göre, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere tarımsal ürünlerin alım fiyatlarına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Üretici beklentilerinin ve enflasyonun altında kalan fiyatların yeniden değerlendirilmesini talep eden Gürer, girdi maliyetleri dikkate alınarak karar verilmesini istedi.

Gürer, çiftçilerin toplam kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını belirterek, üreticilerin daha iyi bir hasat döneminde elde edecekleri gelirle borçlarını ödemeyi öngördüklerini ancak düşük alım fiyatları ile artan maliyetlerin bu ihtimali zorlaştırdığını söyledi.

Çeltikte açıklanan tablonun özellikle Baldo grubunda 45 lira, Osmancık grubunda 38 lira ve diğer çeşitlerde 32 lira olarak belirlendiğini aktaran Gürer, mazotta yüzde 90’a, azotlu gübrede yüzde 45’e ve tarımsal elektrikte yüzde 27’ye varan maliyet artışlarının görüldüğünü belirtti; çeltik fiyatının yüzde 12’lik artışının üreticinin maliyetlerini karşılamaya yetmediğini savundu.

Türkiye’nin çeltik ve pirinç ihtiyacını ithal ettiğini hatırlatan Gürer, dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üreticinin desteklenmesinin öncelikli olduğunu ifade etti.

Şeker pancarı alım fiyatının da yeniden gözden geçirilmesini isteyen Gürer, 2024’te ton başına 2 bin 375 lira olan fiyatın 2025’te 3 bin 100 liraya yükseldiğini, 2026 yılı için ise 3 bin 750 lira olarak belirlendiğini söyledi. Son artışın yüzde 20’lik düzeyde kaldığını, buna karşın şeker fiyatında yüzde 24 artış kaydedildiğini aktaran Gürer, pancar üreticilerinin ton başına 4 bin 500 lira ve üzerinde bir fiyat beklediğini belirtti.

Pancar sökümünün sürmekte olduğu ve kampanyanın 20 Eylül’de başladığı bilgisini paylaşan Gürer, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisini karşılamadığını ve gecikmeden revize edilerek ton başına 4 bin 500 liranın üzerine çıkarılmasını talep etti.

Gürer, Türkiye’de yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini ve bu üretimden yaklaşık 2,8 milyon ton şeker elde edildiğini kaydederek pancarın stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Üreticinin gelir elde edememesi halinde pancar ekiminden vazgelebileceğini söyleyerek bunun nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcılarla ilgili tartışmaları da gündeme getirebileceğini ifade etti.

Gürer, sadece çeltik ve şeker pancarıyla sınırlı kalmayan fiyat sorunlarının fındık, üzüm, incir, narenciye, çay, zeytin, domates, buğday, karpuz ve elma üreticilerini de etkilediğini belirtti. Özellikle üzümde geçen yıl yaklaşık 120 lira olan fiyatın bu yıl 100 lira seviyesine gerilediğini, fındıkta üreticinin beklentisinin yaklaşık 370 lira iken alımların 200-250 lira aralığında gerçekleştiğini dile getirdi.

Limonun üreticide yaklaşık 5 lira düzeyinde olduğu, marketlerde ise yaklaşık 50 liradan satıldığına işaret eden Gürer, fiyat farkının üretici-tüketici arasındaki sorunu ortaya koyduğunu söyledi. Elmada da bazı bölgelerde kilogram başına 3,5-4,5 liradan alınan örnekler olduğuna değinen Gürer, geçen yıl yaşanan zirai nedenli kayıpların bu yıl da benzer düşük fiyatlarla karşılandığını ifade etti.

Gürer, girdi maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde üreticinin ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını; üreticiden çıktıktan sonra ürünün daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaşmasının da bu aradaki farkı büyüttüğünü belirtti. Böyle bir dengenin sürdürülebilir olmadığını ve üretenin hak ettiği kazancı alabilmesi için fiyatların üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Üreticinin hasat döneminde ürününü satmak zorunda kalması nedeniyle alım fiyatlarının belirlenmesinde öngörülebilirliğin önemli olduğuna değinen Gürer, hangi bölgede hangi ürünün yetiştirileceği, beklenen verim ve rekoltenin önceden değerlendirilerek alım fiyatlarının üretim dönemi başlamadan açıklanması gerektiğini ifade etti. Üreticinin hangi ürünü yetiştireceğine dair kararını hasat başlamadan netleşmiş bir çerçevede yapmasının önemini vurgulayan Gürer, mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, elektrik, işçilik ve arazi kirası gibi giderlerin de dikkate alınmasını istedi.

Son olarak Gürer, çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere açıklanan alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini ve üreticiye maliyetlerini karşılayacak, makul bir kâr bırakacak düzeyde fiyat verilmesini talep etti. Üreticinin korunmaması halinde üretim deseninin değişebileceğini, ithalata bağımlılığın artabileceğini ve Türkiye’nin gıda güvenliği açısından daha ağır risklerle karşılaşabileceğini ifade etti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…