İçeriğe geç
  • Dolar 49,2025 ▲ %0,06
  • Euro 55,0934 ▼ %0,58
  • Sterlin 65,0788 ▼ %0,38
  • Gram Altın 6.518,02 ▼ %1,00
  • Çeyrek Altın 10.703,29 ▼ %0,70
  • Gümüş 95,17 ▼ %1,93
  • Bitcoin 4.123.165 ▼ %2,88
  • BIST 100 12.093,26 ▼ %2,27

Orman

Dağlıoğlu İFM'deki zirvede Türkiye'nin yüksek gelir grubuna çıktığını söyledi

İFM'deki zirve, Bakan Kacır ve TCMB Başkanı Karahan'ın katılımıyla başladı. Zirvede Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu Türkiye'nin yüksek gelir grubuna çıktığını, TVF Genel Müdürü Ermut ise 7 sektörde 36 şirketlik portföyü olduğunu söyledi.

Dağlıoğlu İFM'deki zirvede Türkiye'nin yüksek gelir grubuna çıktığını söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

İFM'deki zirve, Bakan Kacır ve TCMB Başkanı Karahan'ın katılımıyla başladı. Zirvede Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu Türkiye'nin yüksek gelir grubuna çıktığını, TVF Genel Müdürü Ermut ise 7 sektörde 36 şirketlik portföyü olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin son 23 yılda milli gelirinde yaşanan artışa işaret ederek, "Yakın zamanda yüksek gelir grubuna da çıkmış olduk, inşallah orada kalıcı olacağız." dedi.

Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi", Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla başladı.

Zirvenin açılışında konuşan Dağlıoğlu, Türkiye'nin 2003'ten bu yana yapılan yatırımlarla ve uygulanan politikalarla bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydederek, son 23 yılda ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırımlardan bahsetti.

Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak sınırlayan anlayıştan Asya'nın, Afrika'nın ve Avrupa'nın kesişim noktasında olduğu bir vizyona geçtiklerini anlatan Dağlıoğlu, ülkeyi bölgesel bir merkez haline getirdiklerini söyledi.

Dağlıoğlu, Türkiye'nin düşük orta gelirli ülke sınıfından yüksek orta gelirli ülke sınıfına çıktığını belirterek, "Yakın zamanda yüksek gelir grubuna da çıkmış olduk, inşallah orada kalıcı olacağız. Aslında 2003'ten bu yana yüzde 5,3'lük yıllık ortalama büyüme verisiyle dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden olduk. ve yine 2003 yılında dünya ticaretinden aldığımız pay yüzde 0,6'nın altındayken artık yüzde 1,1'lik pay alıyoruz. Bunların hepsini artırmak istiyoruz." diye konuştu.

Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'na ilişkin bilgi veren ve dünyadan daha fazla sermaye çekmek istediklerini anlatan Dağlıoğlu, " Türkiye, yatırımcının kendisini buraya çekmek istiyor. Teknoloji girişimciliği ekosisteminde daha aktif olmak istiyor. Çünkü rekabetçiliği korumanın ve artırmanın yolu aslında buradan geçiyor. Tabii ki Türkiye dünyadaki ekonomik faaliyetlerden ve ticaretten daha fazla pay almak istiyor." ifadelerini kullandı.

Dağlıoğlu, ülkenin bu yıl birçok uluslararası etkinliğin merkezi olduğunu anımsatarak, COP31'de Türkiye'nin gelecek yüzyıl vizyonunu da anlatacaklarını sözlerine ekledi.

"Türkiye'nin hedeflerine daha fazla katkı sağlamayı hedefledik"

Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Salim Arda Ermut da TVF'ye ilişkin güncel bilgileri paylaşarak, "Türkiye Varlık Fonu olarak finansal hizmetlerden enerjiye, telekomünikasyondan ulaştırma ve lojistiğe, madencilikten teknolojiye kadar 7 farklı sektörde faaliyet gösteren 36 şirketten oluşan büyük bir portföyü bünyemizde barındırıyoruz." dedi.

Bu ölçekteki bir portföyü yönetirken işletmelerin sahip oldukları varlıkların değerini artırmayı, geleceğe değer üretmeyi, şirketlerin rekabet gücünü geliştirmeyi ve Türkiye'nin hedeflerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Ermut, TVF olarak bu yönde attıkları adımlardan bahsetti.

Ermut, Türk Telekom'un satın alınması, sigorta şirketlerinin birleşmesi ve şu anda gündem olan katılım bankalarının birleşmesi gibi adımları anlatarak, TVF olarak finansal piyasaların derinleşmesi, yeni finansal araçların geliştirilmesi ve katılım bankacılığının potansiyelinin değerlendirilmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Finansal piyasaların derinleşmesine katkı sağlamak amacıyla şirketlerdeki payların bir bölümünü uluslararası ve kurumsal yatırımcılara arz ederek halka açıklık ve likiditeyi artırmayı hedeflediklerini dile getiren Ermut, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buradaki amacımız portföyümüzde oluşan değeri sermaye piyasaları üzerinden yatırımcılarımızla buluştururken Türkiye'ye uzun vadeli uluslararası sermaye girişini desteklemek ve sermaye piyasalarımızın derinleşmesine katkıda bulunmak. Türkiye Varlık Fonu olarak ülkemizin değerlerine yatırım yaparak bu değerlerin halka arz gibi sermaye piyasası araçlarıyla halkımız ile paylaşılmasına önem veriyoruz. Bu sayede hem finansal piyasalarımızın derinleşmesine hem vatandaşlarımızın finansal sisteme güvenilir yatırım imkanlarıyla ki şu anda daha da önemli bir gündem malumunuz, daha fazla katılım göstermesini sağlamayı ve bu alanda TVF olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeyi hedefliyoruz."

"Türkiye, uluslararası yatırımcılar için bölgesel fırsatlar sunuyor"

Salim Arda Ermut, son dönemde küresel ekonomide yaşanan değişimlerden ve olumsuzluklardan bahsederek şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle Türkiye'nin bölgesel normali olan bazı şartların ya da durumların artık global normal olduğunu gözlemlemeye başladığımız bir dönemde uluslararası yatırımcıların hem Türkiye'deki yatırımcıların bölgesel tecrübesinden hem de bunun globaldeki açılımlarından daha iyi faydalanabilecekleri ve Türkiye'nin bu noktada kendini fırsatlarla aynı zamanda dolu olan bu enteresan bölgede daha iyi konumlayabileceği bir zaman diliminden geçtiğimizi düşünüyoruz. Güçlü bir yönetim altyapımız, girişimci bir özel sektörümüz ve değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen insan kaynağımız var. Coğrafi konumumuz sayesinde de malumunuz Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bütün pazarlara aynı anda erişebiliyoruz."

Ermut, uluslararası yatırımcıların kararlarında dayanıklılık, tedarik güvenliği, farklı pazarlara erişim gibi konular daha fazla önem kazandıkça Türkiye'nin sağladığı avantajların daha görünür hale geleceğini söyledi.

Salim Arda Ermut, "Portföy şirketlerimizin değerini artırmak, ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik yatırımları gerçekleştirmek ve uluslararası yatırımcılarla ilişkilerimizi geliştirmeye çalışmak, sermaye piyasalarımızın da aynı zamanda derinleşmesine yönelik çalışmaları yapmaya devam etmek önemli önceliklerimiz." diye konuştu.

"Türkiye geçen yıl 21,1 milyar dolar doğrudan yatırım çekti"

Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl ise Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlardan bahsederek, şu bilgileri verdi:

"Ülkemiz 2025 yılında uluslararası doğrudan yatırım kapsamında, 475 adet sıfırdan yatırım projesi çekti. Toplam yatırım tutarı 21,1 milyar dolara ulaşan bu projeler kapsamında, 47 binden fazla kişiye istihdam sağlanması bekleniyor. Bir önceki yıla kıyasla proje sayısı yüzde 27, yatırım tutarı ise yüzde 62 artmış durumda. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'de gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemlerinde de önemli hareketlilik yaşandı. 2024'te 93 olan işlem sayısı, 2025'te 124'e yükselirken, açıklanan işlem hacmi de 5,7 milyar dolardan 6,7 milyar dolara çıktı."

Tanıl, bu rakamların çok değerli olduğunu kaydederek, "Küresel ölçekte yatırım kararlarının daha temkinli seyrettiği bir dönemde ortaya konulan bu performans Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar açısından önemini koruduğunu gösteriyor." diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında "Küresel Doğrudan Yatırımlar ve Ülke Perspektifleri" ile "Değişen Yatırım Kimliği: Geleneksel Finanstan Girişim Sermayesi ve Dijital Varlıklara Dönüşüm" başlıklı iki oturum düzenlenecek.

Kaynak: Haberler

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…