İçeriğe geç
  • Dolar 49,2001 ▲ %0,05
  • Euro 55,1381 ▼ %0,50
  • Sterlin 65,0785 ▼ %0,38
  • Gram Altın 6.500,44 ▼ %1,26
  • Çeyrek Altın 10.653,94 ▼ %1,16
  • Gümüş 94,63 ▼ %2,49
  • Bitcoin 4.097.957 ▼ %2,63
  • BIST 100 12.122,94 ▼ %2,03

Orman

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, "Filistin İçin Dayanışma ve Ortak Vicdan Programı"nda konuştu:

- "Sumud'un başardığını başaracak dünyada şu anda bir ülke yok. O zaman yeni Sumud seferlerine koyulmamız gerekiyor. En son katılanlar 500 kişiyse 5 bine çıkaracağız, 100 gemiyse 1000 gemiye çıkaracağız" "Siyonist katiller, Akdeniz'i kendi villalarının havuzu gibi görüyor. 'Benim havuzumda benden başka kimse olmaz' diyor. Dünyanın sesi çıkmıyor"

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, "Filistin İçin Dayanışma ve Ortak Vicdan Programı"nda konuştu:

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

- "Sumud'un başardığını başaracak dünyada şu anda bir ülke yok. O zaman yeni Sumud seferlerine koyulmamız gerekiyor. En son katılanlar 500 kişiyse 5 bine çıkaracağız, 100 gemiyse 1000 gemiye çıkaracağız" "Siyonist katiller, Akdeniz'i kendi villalarının havuzu gibi görüyor. 'Benim havuzumda benden başka kimse olmaz' diyor. Dünyanın sesi çıkmıyor"

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Sumud'un başardığını başaracak dünyada şu anda bir ülke yok. O zaman yeni Sumud seferlerine koyulmamız gerekiyor. En son katılanlar 500 kişiyse 5 bine çıkaracağız, 100 gemiyse 1000 gemiye çıkaracağız." dedi.

HAK-İŞ tarafından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi 100. Yıl Kültür Merkezi'nde "Filistin İçin Dayanışma ve Ortak Vicdan Programı" düzenlendi.

Programa katılan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukasını kırmak ve Filistinlilere yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na 14 Mayıs'ta katılma amacını ve Gazze yolundayken İsrail askerleri tarafından alıkonulmalarına ilişkin süreci anlattı.

Moderatörlüğünü Anadolu Ajansı Başmuhabiri Özcan Yıldırım'ın üstlendiği söyleşide konuşan Arslan, HAK-İŞ olarak Filistin davasına duydukları hassasiyeti dile getirdi.

Sumud Filosu'na katılım konusunda kendilerine bir kontenjan tanındığını aktaran Arslan, filoya kendisi ile HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin'in katıldığını hatırlattı.

Arslan, "Birinci hedefimiz, uluslararası sendikal hareketin, Gazze'de yaşanan soykırıma dikkatini çekmekti, bunu başardık. Çünkü pek çok sendika, konfederasyon, biz alıkonulduğumuz andan itibaren inanılmaz tepkiler koydu, videolar hazırladı. Avrupa Birliği Komisyonu nezdinde, Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunanlar, bize, konfederasyonumuza doğrudan ulaşıp destek açıklaması yapanlar, bir nevi dünya sendikal hareketi, Sumud'a katılarak Gazze'de yaşanan katliamlara, soykırıma dikkati çekmeyi başardı." diye konuştu.

"Hiçbir hukuki tarafı yok"

Birinci Sumud Filosu'nun ardından ikinci Sumud Filosu'nun Gazze'ye yola çıkmasının İsrail'i rahatsız ettiğini belirten Arslan, "Uluslararası sularda, Gazze'ye 300 kilometre mesafede geminize el koyuyor. Hiçbir hukuki tarafı yok. Siyonist katiller, Akdeniz'i kendi villalarının havuzu gibi görüyor. 'Benim havuzumda benden başka kimse olmaz' diyor. Bütün dünyanın gözü önünde. Hatta Yunanistan'a yakın bir yerde, uluslararası sularda 1000 kilometre mesafeden gemilere el koyuyor. Dünyanın sesi çıkmıyor. Kimse 'Ne yapıyorsun' demiyor." ifadelerini kullandı.

Yolculukta neler yaşadıklarını anlatan Arslan, denizde yaklaşık 18 saat süren fırtınada zor anlar yaşadıklarını söyledi.

İsrail güçlerinin dronelarla gemilerine yaklaştığını ve iletişimlerinin kesildiğini anlatan Arslan, "İkinci gün saldırıya uğradık. Ayın 19'uydu. O da tabii ki bizi çok yaraladı. Ülkemiz de dahil bütün insanlık ailesinin mahcup olduğu bir tabloyla karşılaştık. Gazze'ye 300 kilometre mesafede uluslararası hukukun hiçbir yerinde, deniz hukuku anlaşmaları dahil hiçbir yerinde uluslararası sularda, müdahale edilmemesi gereken sivil oluşuma müdahale edildi ve dünya bu konuda maalesef hiçbir adım atmadı. Bu gerçekten insanlık adına korkunç bir yıkım, utanç verici durumdu." diye konuştu.

"Ellerimiz kelepçeli 3,5 saat rüzgara karşı yolculuk yaptık"

Ufukta savaş gemisi gördüklerinde İsrail askerlerinin, kişisel bilgilerine erişimini engellemek için telefon ve saat gibi tüm eşyalarını denize attıklarını bildiren Mahmut Arslan, 3 botla yaklaşan İsrail askerlerinin daha sonra gemiye müdahale ettiğini anlattı.

Arslan, İsrail askerlerinin kendilerine kötü muamelede bulunduğunu dile getirerek "Üzerimizdeki montlarımızı vesairelerimizi aldılar. Ellerimizi kelepçelediler. Geminin güvertesinde demirler var. Herkesi bir demirin üzerine oturttular ve doğuya doğru yol almaya başladık. Gözlerimiz kapalı, ellerimiz kelepçeli ve yerde sabit olarak 3,5 saat denizde rüzgara karşı yolculuk yaptık." ifadelerini kullandı.

"Sürekli İsrail milli marşını çaldılar"

Cezaevi olarak kullanılan bir gemiye getirildiklerini aktaran Arslan, "Sabah bizi cezaevinin volta atılan yeri var, ismimizi okuyarak orada sıraladılar. Dizimizin üstünde, başımız, ellerimiz yerde. Sürekli İsrail'in milli marşını çaldılar. Sayıyorum, 50'ye kadar saydım yine devam ediyor. Tabii güneşin altındasınız." diye konuştu.

Mahmut Arslan, kendilerine bir belge imzalatılmak istendiğini, avukatı ve tercümanı olmadan yargılanmaya çalışıldığını belirterek belgeyi imzalamadığını ve bu şekilde yargılanmayı reddettiğini anlattı.

Filodan birkaç aktivistin gördüğü kötü muamele karşısında dayanamayarak İsrail askerlerinden özür dilediğini ve ülkesine geri göndermelerini istediğini söyleyen Arslan, bu kişilere de tepki gösterdiğini dile getirdi.

Arslan, gördükleri kötü muamelenin ardından bir koğuşa kapatıldıklarını belirterek "Bir tane ranza bulabildim. Oraya yatmaya çıktım. O anda hissettim ki her tarafım ciddi şekilde hasar almış. Yatamadım. Bu tarafa dönüyorsunuz bu tarafınız ağrıyor, sırt üstü yatamıyorsunuz. Sabaha kadar bekledim." dedi.

Sabah koğuştan alınarak havaalanına götürüldüklerini kaydeden Arslan, Türk Hava Yollarının uçaklarını görünce yaşadığı mutluluğu dile getirdi.

"Ülkemizle hepimiz gurur duymalıyız"

Sumud aktivistlerinin İsrail'den ülkelerine dönmeleri konusunda Türkiye'nin rolüne ilişkin soru üzerine Arslan, "Gerçekten ülkemizle hepimiz gurur duymalıyız. Sadece Filistin konusunda değil, dünyanın neresinde olursa olsun, bu toprakların çocukları, merhamet ve vicdan sahibi insanlar olarak gereğini yapıyorlar." ifadesini kullandı.

Sumud Filosu'na katıldığı için hiç pişmanlık yaşamadığını ifade eden Arslan, Allah'tan bu duyguyu herkesin yaşamasını diledi.

Arslan, Gazze'ye kendisinin ulaşamadığını ancak eşyalarının olduğu valizin Filistinli bir balıkçı ailesi tarafından bulunduğunu belirterek bundan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

"Sumud'un başardığını başaracak bir ülke yok"

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını anımsatan Arslan, şunları kaydetti:

"Sumud'a katılanlar, bütün bunlara rağmen 'Bir şey yapabiliriz, çaresizliğin de çaresi var' diyerek insanlık adına, insanlık vicdanı adına siyasal görüşleri, ideolojileri, dünyaya bakışı, dili, dini, inancı mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, bir tek adreste toplandı Filistin ve Gazze için. Bu, siyonist katillerin en büyük sorunu. Bize olan nefretleri, düşmanlıkları, kinlerinin arkasında Sumud'un sivil inisiyatifi var. O yüzden Sumud'un başardığını başaracak dünyada şu anda bir ülke yok. O zaman yeni Sumud seferlerine koyulmamız gerekiyor. En son katılanlar 500 kişiyse 5 bine çıkaracağız, 100 gemiyse 1000 gemiye çıkaracağız. Aynı sivil anlayışla, aynı Gazze duyarlılığıyla insani yardım malzemelerini Akdeniz'den bu katil sürülerine rağmen Gazze'ye ulaştırmamız gerekiyor. Şu an bunun yolu da Sumud'dan geçiyor."

Söyleşinin ardından Gazze'ye gönderilmek üzere bağış kampanyası başlatıldı.

Şehitler ve Filistin'de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okunan programda, HAK-İŞ'in hazırladığı "Umudun Adı Sumud" belgeseli gösterildi.

Kaynak: Haberler

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…