İçeriğe geç
  • Dolar 49,2207 ▲ %0,03
  • Euro 55,3504 ▲ %0,40
  • Sterlin 65,3090 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.540,54 ▲ %0,58
  • Çeyrek Altın 10.701,86 ▲ %0,45
  • Gümüş 93,86 ▼ %0,80
  • Bitcoin 4.061.844 ▼ %0,63
  • BIST 100 12.179,04 ▲ %0,46

gundem

Eğitim Sen: Üniversitelerin gerçek gündemi konuşulmuyor!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 6 Ekim'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde üniversitelerin temel sorunlarının ele alınmaması eğitimcilerin tepkisini çekti.

Eğitim Sen'den yapılan açıklamada, akademik özgürlüklerden üniversite özerkliğine, güvencesiz istihdamdan geçim sıkıntısına, öğrencilerin barınma ve beslenme sorunlarından eğitime erişimdeki eşitsizliklere kadar yükseköğretimin temel sorunlarının görmezden gelindiği belirtildi.

Üniversitelerin başarısının yalnızca uluslararası sıralamalar, performans ölçütleri ve sayısal göstergeler üzerinden değerlendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, "Üniversiteler, bilimsel bilginin özgürce üretildiği eleştirel düşüncenin, çoğulculuğun ve demokratik yaşamın geliştiği kurumlar olmak zorundadır" denildi.

Yükseköğretimdeki yapısal sorunların başında YÖK sisteminin geldiği ifade edilen açıklamada, 12 Eylül askeri darbesinin ardından kurulan YÖK'ün üniversitelerin bilimsel, yönetsel ve akademik özerkliği üzerinde merkezi bir denetim mekanizması oluşturduğu belirtildi.

Açıklamada, siyasal iktidarın yükseköğretim üzerindeki belirleyici rolünün üniversitelerin kendi iradeleriyle yönetilmesini engellediği, rektörlerin üniversite bileşenlerinin iradesi dışında atanmasının da üniversitelerin demokratik yapısını zayıflattığı kaydedildi.

"YÖK KAPATILMALI"

Üniversitelerin demokratikleşmesinin mevcut sorunların tek tek çözülmesiyle değil, yükseköğretimin yönetim anlayışının değiştirilmesiyle mümkün olduğu vurgulanan açıklamada, YÖK'ün kapatılması çağrısı yapıldı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Üniversitelerin kendi bileşenlerinin söz ve karar sahibi olduğu, yöneticilerin demokratik yöntemlerle belirlendiği, bilimsel üretimin siyasal ve idari baskılardan bağımsız olduğu bir yükseköğretim sistemi kurulmalıdır. Bu nedenle üniversitelerin gerçek anlamda özgür, özerk ve demokratik bir yapıya kavuşmasının önündeki temel engellerden biri olan YÖK kapatılmalı yükseköğretim, üniversite bileşenlerinin demokratik katılımını esas alan yeni bir yapıya kavuşturulmalıdır."

Siyasal iktidar ve YÖK'e çağrıda bulunulan açıklamada, yükseköğretim emekçilerinin ve öğrencilerin sorunlarına çözüm üretilmesi, akademik özgürlük ve üniversite özerkliğinin önündeki engellerin kaldırılması ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması istendi. Açıklama, "Bilimsel üretimini sermayenin, piyasanın ve siyasal iktidarların ihtiyaçlarına göre değil, kamusal yararı esas alarak gerçekleştiren; özgür, özerk, demokratik, laik ve kamusal bir yükseköğretim sistemi için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadeleriyle sona erdi.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…