İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.073.237 ▲ %0,09
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Denizler ve Deniz Canlıları

Rubio'nun Atina ziyareti: Türkiye için görünmeyen riskler

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Atina ziyareti, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerine ilişkin önemli mesajlar verdi. Vaşhington, Yunanistan'ın askerî kapasitesini güçlendiriyor, İsrail ile geliştirdiği stratejik iş birliğini destekliyor ve Türkiye ile Yunanistan arasında sıcak çatışma çıkmasını önlemeye çalışıyor. Bu yaklaşım, ABD'nin bölgesel rekabeti ortadan kaldırmaktan çok yönetmeye çalıştığını gösteriyor.


Yunanistan'a güvence, Türkiye'ye mesaj

Ziyaret sırasında açıklanan yaklaşık 4 milyar dolarlık askerî satış paketi, ABD'nin Yunanistan'a desteğinin somut göstergesi. Yunan basınında yayımlanan bilgilere göre pakette yaklaşık 1,2 milyar dolarlık füze ve hassas güdümlü mühimmat tedariki, 37 F-16 Block 50 uçağının Viper seviyesine yükseltilmesi için yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynak, eski F-16'ların iyileştirilmesi ve helikopterlere yönelik destek kalemleri bulunuyor. Bu kalemler, yeni platform alımından ziyade mevcut kuvvetin ateş gücünü, modernizasyonunu ve operasyonel devamlılığını geliştirmeye odaklanıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Rubio'nun Türkiye ile Yunanistan arasındaki olası bir çatışmayı "akıl almaz" olarak nitelendirmesi ve ABD'nin buna izin vermeyeceğini söylemesi de dikkat çekiciydi. Bu açıklama iki şekilde okunabilir. Vaşhington, iki NATO müttefiki arasında savaş çıkmasını önlemeye kararlı olabilir. Ancak bu güvence, Atina'nın risk algısını da değiştirebilir. Yunanistan, ABD'nin olası bir krize müdahale ederek çatışmayı kontrol altında tutacağına inanırsa daha iddialı davranabilir. Vaşhington'ın böyle bir sonucu amaçladığını söylemek için yeterli kanıt yok. Yine de çatışmayı önleme güvencesinin Yunanistan'a daha geniş bir hareket alanı sağlama ihtimali göz ardı edilmemeli.

Türkiye'nin F-35 dosyasının açık tutulması da bu dengeleme politikasının parçası. Rubio, S-400 sistemleri elden çıkarılmadığı sürece mevcut hukuki engellerin sürdüğünü belirtirken, Trump'ın Türkiye'ye uçakları teslim etme isteğini de gündeme getirdi. Böylece Ankara'ya çözüm ihtimali hatırlatılırken Atina'ya Türkiye'nin F-35 denkleminden kalıcı olarak çıkarılmadığı mesajı veriliyor. Bu durum, ABD'nin iki ülkeye farklı araçlarla güvence sunmaya çalıştığını düşündürüyor. Ancak Türkiye'nin programa dönüşü, Yunanistan'a sağlanan desteğin otomatik karşılığı olarak görülmemeli. Dosyanın geleceği teknik ve siyasi koşullara bağlı.


İsrail ortaklığı ve Doğu Akdeniz

Rubio'nun ziyareti, Yunanistan ile İsrail arasındaki stratejik ortaklığın Vaşhington tarafından desteklendiğini de gösteriyor. Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki iş birliği, ABD'nin katıldığı 3+1 mekanizmasıyla güvenlik ve enerji alanlarında kurumsal bir boyut kazanıyor.

Büyük Deniz Enterkonnektörü projesine verilen Amerikan desteği bu açıdan önemli. Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail'in elektrik şebekelerini birbirine bağlamayı amaçlayan proje, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin itirazlarına rağmen ilerletilmek isteniyor. Vaşhington'ın tutumu, Ankara'nın bölgesel enerji düzenlemelerinde karşılaştığı güçlükleri ortaya koyuyor. ABD, İran savaşı ve Ukrayna'daki çatışmalar sürerken Doğu Akdeniz'de yeni bir kriz çıkmasını istemiyor.

Karadeniz'de yeni bir gerilim de Vaşhington'ın öncelikleriyle bağdaşmıyor. Ancak çatışmayı önleme isteği, Yunanistan ile İsrail arasındaki iş birliğinin sınırlandırılacağı anlamına gelmiyor. Bu ortaklık desteklenirken bölgesel gerilimin kontrol altında tutulması hedefleniyor.


Türkiye'nin önündeki risk

Türkiye'nin Ortadoğu'daki gelişmelere daha fazla yoğunlaşması ve önümüzdeki dönemde bu coğrafyada yeni güvenlik sorunlarıyla karşılaşması, Ege ve Doğu Akdeniz'in gündemde geri plana düşmesi riskini beraberinde getiriyor. Yunanistan'ın bu durumdan yararlanarak deniz yetki alanları, adaların statüsü veya enerji projeleri üzerinden mevcut durumu kendi lehine değiştirmeye çalışması ihtimaline karşı Ankara'nın dikkatli olması gerekiyor. Bu, Atina'nın mutlaka böyle bir adım atacağı iddiası değil; Türkiye'nin aynı anda birden fazla coğrafyada karşılaşabileceği baskılara ilişkin stratejik bir uyarı.

Bu noktada Mısır'la ilişkiler özel önem taşıyor. Kahire'nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile üçlü iş birliği, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki diplomatik hareket alanını etkiliyor. Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, deniz yetki alanları, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar konularında yeni diyalog imkânları yaratabilir. Ankara'nın amacı, Mısır'ı hazır bir müttefik olarak görmek değil, ortak çıkarların bulunduğu alanlarda iş birliğini derinleştirmek olmalı.

Mısır'ın kendi ulusal çıkarları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la ilişkileri ve İsrail'le güvenlik bağlantıları, Kahire'nin her konuda Türkiye ile aynı çizgide hareket etmeyeceğini gösteriyor. Mısır'ın İsrail'le ilişkilerinin kendi kararlarını ne ölçüde etkilediği de ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu. Buna rağmen ilişkilerin geliştirilmesi, Doğu Akdeniz'de Türkiye dışarıda bırakılarak yeni düzenlemeler yapılması ihtimalini sınırlayabilecek diplomatik bir araç olabilir. Türkiye ile Mısır arasında her konuda uzlaşma sağlanması gerekmiyor; düzenli diyalog ve somut iş birliği alanları bile Ankara'nın seçeneklerini artırabilir.

Mısır'la yürütülecek diplomasinin hedefi de somutlaştırılmalı. Düzenli üst düzey temaslar, enerji projeleri hakkında istişare, deniz güvenliği ve bölgesel krizlerde bilgi paylaşımı, iki ülkenin ortak çıkarlarını belirginleştirebilir. Böyle bir yaklaşım, Kahire'den Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la ilişkilerini kesmesini istemek anlamına gelmez. Amaç, Türkiye'nin görüşlerinin bölgesel karar süreçlerinde dikkate alınmasını sağlamak ve seçeneklerini çoğaltmaktır.

Türkiye'nin Ege politikasında temel hedef, tarafların hak ve çıkarlarını gözeten adil bir deniz paylaşımı olmalı. Ankara, deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini uluslararası hukukun ilgili ilkeleri çerçevesinde savunurken müzakere kanallarını açık tutmalı. Diplomasi ile askerî caydırıcılık birbirini tamamlayan araçlar olarak kullanılmalı.


Kontrollü denge dönemi

Rubio'nun ziyareti, ABD'nin Yunanistan'ın askerî kapasitesini güçlendirdiğini, İsrail'le kurduğu ortaklığı desteklediğini ve Türkiye ile Yunanistan arasında çatışmayı önlemeye çalıştığını gösteriyor. Ancak gerilimin kontrol altında tutulması, mevcut anlaşmazlıkların Türkiye'nin lehine çözüleceği anlamına gelmiyor.

Türkiye açısından asıl mesele, Ortadoğu'daki gelişmelerle ilgilenirken Ege ve Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını ikinci plana düşürmemek. Mısır'la ilişkilerin derinleştirilmesi, bölgesel diplomatik seçeneklerin artırılması ve adil deniz paylaşımı tezinin uluslararası alanda savunulması bu yaklaşımın temel unsurları olabilir. Doğu Akdeniz'de kalıcı bir denge, dışarıdan verilen güvencelerden çok, Türkiye'nin diplomatik kapasitesini, bölgesel ilişkilerini ve caydırıcılığını birlikte kullanabilmesine bağlıdır.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Marco Rubio

YUNANİSTAN

ABD

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Meyer-Landrut

Dr. Osman Gazi Kandemir

Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı

Dr. Osman Gazi Kandemir

Cumartesi, Ekim 10, 2026 - 09:15

Main image: 

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, 7 Ekim 2026'da Atina'da düzenlenen ortak basın toplantısında /  Fotoğraf: ABD Dışişleri Bakanlığı (U.S. Department of State)

TÜRKİYE'DEN SESLER

related nodes: 

Rubio, Amerika'ya Atina'dan bir gelecek anlatıyor! Philadelphia'yı hatırlayan hafıza, Manisa'nın Alaşehir'ine gelince neden susuyor?

ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Atina konuşmasının şifreleri

Rubio'nun Atina'dan ulusçuluk açıklaması

Type: 

news

SEO Title: 

Rubio'nun Atina ziyareti: Türkiye için görünmeyen riskler

copyright Independentturkish: 

Kaynak: Indyturk

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…