İçeriğe geç
  • Dolar 49,7672 ▲ %0,14
  • Euro 55,8000 ▲ %0,13
  • Sterlin 66,4827 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.423,85 ▲ %0,61
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,41 ▲ %0,29
  • Bitcoin 3.998.008 ▲ %0,25
  • BIST 100 11.059,65 ▼ %0,52

doga-bilimleri

Türk bilim insanları yeni tiroid hücresi keşfetti

Türk bilim insanları yeni tiroid hücresi keşfetti

Yeditepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erhan Ayşan ve ekibi, tiroid bezinde parathormon salgılayan yeni bir hücre tipi tanımlayarak tıp literatüründeki temel bilgileri değiştirecek bir buluşa imza attı.

Yeditepe Üniversitesi Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan ve araştırma grubu, tiroid bezinde parathormon salgılayan yeni bir hücre tipi tanımladı. Bu keşif, yaklaşık 150 yıldır tıp kitaplarında yer alan ve parathormonun yalnızca paratiroid bezlerinden salgılandığı yönündeki temel bilgiyi değiştirecek nitelikte. Buluş, tiroid ameliyatları sonrası açıklanamayan parathormon düşüklüğü gibi sorunlara da bilimsel bir açıklama getiriyor.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Prof. Dr. Ayşan, bugüne kadar tiroid bezinde yalnızca folikül hücreleri ile parafoliküler hücrelerin kabul edildiğini hatırlattı. Yapılan çalışma ile tiroid dokusu içinde üçüncü bir hücre tipinin varlığı kanıtlandı. Ayşan, "Temel fizyoloji ve histoloji kitaplarında 'Parathormon yalnızca paratiroid bezlerinden salgılanır' bilgisi yer alır. Biz ise tiroid bezi içerisinde parathormon salgılayan yeni bir hücre grubunu tanımladık ve bu hücreleri görüntülemeyi başardık. Bu keşif, tıp eğitiminin temel bilgilerinden birini değiştiriyor" dedi.

Keşfin, tiroid cerrahisindeki bazı belirsizlikleri giderdiği belirtildi. Başarılı ameliyatlarda paratiroid bezleri yerinde bırakılmasına rağmen bazı hastalarda parathormon düzeylerinin düşmesinin, tiroid dokusuyla birlikte bu yeni hücrelerin de alınmasından kaynaklandığı anlaşıldı. Ayrıca tüm paratiroid bezleri çıkarılan hastalarda hormon seviyesinin sıfırlanmaması da tiroid dokusundan salgılanan parathormonla açıklanıyor. Ayşan, "Biz cerrahlar bu ameliyatlardan sonra sürekli bu hastada bir şeyleri eksik mi yaptık düşüncesini taşıyorduk. Çalışmamız, tiroid dokusundan salgılanan parathormonun bu duruma çok net bir açıklama getirdiğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Bu bulgunun tiroid cerrahisinde organ koruyucu yaklaşımların önemini artırabileceği öngörülüyor. Ayşan, tüm tiroid bezinin alınması yerine sağlıklı bölümlerin bırakılmasının hastaların yaşam kalitesini yükseltebileceğini savundu. Fizyoloji ve histoloji kitaplarının güncellenmesi gerekeceğini belirten Ayşan, "Artık biz cerrahlar, tüm tiroid bezini almak konusunda daha dikkatli düşünmek zorunda kalacağız. Bazı hastalarda tüm tiroid bezini almak yerine, tiroid bezinin sağlıklı bölümlerini hastanın vücudunda bırakan tiroid koruyucu cerrahi tercih edilebilir. Bu yaklaşım, doğal hormon salgılarını minimum etkileyerek hastalarımızın yaşam kalitesi ciddi şekilde arttıracaktır" diye konuştu.

Yeni hücrelerin tiroid kanserleri, Hashimoto ve Graves hastalıkları gibi durumlardaki rolünün araştırılacağı kaydedildi. Bu çalışmaların erken tanı yöntemleri ve yeni tedavi seçenekleri için kapı aralayabileceği ifade edildi. Ayşan, "Bu hücrelerin hangi hastalıklarda arttığı veya azaldığı ortaya konulduğunda, bu veriler ışığında erken tanı yöntemleri geliştirilebilir, yeni tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Bu konularda yapılacak araştırmaların neler getireceğini şu an kestirmek güç. Bilim kulesi küçük tuğlalar konularak yavaş yavaş yükselir. Araştırmalar yapılıp sonuçlar çıktıkça tablonun nasıl evrileceğini hep beraber göreceğiz" dedi.

Keşfin, temel bilimler, mühendislik ve klinik bilimlerden oluşan multidisipliner bir ekibin uzun yıllar süren çalışmasıyla elde edildiği vurgulandı. Prof. Dr. Ayşan, modern bilimde bireysel çabaların yetersiz kaldığını, geniş ekiplerin başarının anahtarı olduğunu belirtti. Ayşan, "Günümüzde bilim ve teknoloji çok gelişti. Bilgi miktarı çok arttı. Bir kişinin bu kadar bilgiye hakim olması ve kayda değer bir bilimsel bilgi üretmesi mümkün değil. Bunun bilincindeyiz. Bu nedenle, yıllardır birlikte çalışan; temel bilimler, mühendislik bilimleri ve klinik bilimlerden oluşan kalabalık bir araştırma grubumuz var. Şu ana kadar tiroid ve paratiroid bezleri ile ilgili birçok bilimsel makale yayınladık, birçok patent aldık. Dikkat ederseniz, günümüzde büyük bilimsel buluşların altında hep bireylerin değil, geniş, multidisipliner ekiplerin imzası vardır. Bizim keşfimiz de böyle. Bugün bu gururu bireysel olarak değil, ekip olarak yaşıyoruz. Ekibimizdeki her bir araştırmacının bu süreçte en az benim kadar emeği vardır. Birlikte olmasaydık ve bir ekip çalışması ortaya koymasaydık asla bu noktaya gelemezdik" şeklinde konuştu.

TürkAta Haber Ajansı
Yeşil Vatan

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…