İçeriğe geç
  • Dolar 49,3352 ▲ %0,13
  • Euro 55,0998 ▼ %0,38
  • Sterlin 65,2034 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.614,14 ▼ %0,46
  • Çeyrek Altın 10.785,56 ▼ %0,51
  • Gümüş 95,65 ▼ %0,75
  • Bitcoin 4.065.343 ▼ %1,74
  • BIST 100 12.150,67 ▼ %0,94

yv-bag-bahce

Çay bahçelerinde 20-25 yıllık dönüşüm planı: Üreticinin gelir kaybı için finansman şart

ÇAYKUR, Doğu Karadeniz'de 60-100 yaşındaki çay bahçelerini yenilemek için harekete geçti. Genel Müdür Yusuf Ziya Alim, dönüşümün 20-25 yıl süreceğini belirterek, bahçeleri sökülen üreticilerin 2-4 yıllık gelir kaybının karşılanması gerektiğini söyledi; ancak bu kaybın nasıl karşılanacağı henüz netleşmedi.

Tarimdanhaber'in haberine göre, Türkiye'nin çay üretiminde köklü bir değişim sürecine giriliyor. Doğu Karadeniz'de verimini kaybetmeye başlayan çay bahçelerinin gençleştirilmesi amacıyla ÇAYKUR, mevcut alanların yenilenmesi için uzun vadeli bir plan üzerinde çalışıyor.

Rize Gastronomi Günleri dolayısıyla bölgede bulunan gazetecilerle bir araya gelen ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, çay bahçelerinin durumundan üretici sayısına, ihracattan tüketim alışkanlıklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Bölgede 60 ile 100 yaş arasında değişen çay bahçelerinin olduğunu aktaran Alim, bu alanların yenilenmesi için fidan üretim çalışmalarının başladığını ifade etti. Hayrat Fidanlığı'ndaki Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nde farklı bölgelere uygun fidanların yetiştirildiğini belirten Alim, dönüşümün hızlı tamamlanamayacağını vurguladı. "Bahçelerin en erken dönüşümünün 20-25 yılda tamamlanması öngörülüyor" dedi.

Dönüşümün en kritik sorunlarından birinin üreticinin gelir kaybı olduğunu dile getiren Alim, bahçesi sökülen üreticinin yeniden ürün alabilene kadar ekonomik destek görmesi gerektiğini söyledi. Alim, şu ifadeleri kullandı: "Üretici için bir finansman bulunması gerekiyor. Üreticiyi bahçeden çıkarmamak için söktürülen yerin maddi kaybının 2-4 yıl üreticiye verilmesi gerekiyor ki üretici bahçeden çıktıktan sonra 'bir daha girmiyorum' demesin. Dönüşüm gerçekleştiğinde çay verimi artacaktır."

Türkiye'de yıllık kuru çay tüketiminin 280-300 bin ton seviyesinde olduğunu aktaran Alim, kişi başına çay tüketiminde Türkiye'nin dünya lideri olduğunu söyledi. Üretimle tüketimin birbirine yakın ilerlediğini belirten Alim, bu nedenle yeni çay bahçeleri açılmasına gerek olmadığını ifade etti. Alim, "Tüketimimizle üretimimiz aynı seviyede gidiyor. O yüzden şu an ilave çay bahçeleri açılmasına gerek yok. Mevcutlar dönüştürülecek" dedi.

Çay üretimindeki bir diğer sorunun üretici nüfusunun yaşlanması olduğunu belirten Alim, Türkiye'de yaklaşık 200 bin çay üreticisi bulunduğunu söyledi. Gençlerin çay tarımına ilgisizliğini geçmişle karşılaştıran Alim, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim babaannelerimiz kızardı küçükken 'çaya girmeyin kıracaksınız' diye, şimdi çocukları biz bahçeye sokmak için bahçeye sadece 'girin bir bakın' diyorum. Kimse girmiyor."

ÇAYKUR'un stoklarına ilişkin bilgi veren Alim, kurumun elinde yaklaşık 100 bin ton çay bulunduğunu ve bunun parasal karşılığının 30 milyar lira olduğunu açıkladı. Yaş çay alım fiyatlarını değerlendiren Alim, ekonomik koşullar ve diğer tarım ürünlerine yapılan zamlar göz önüne alındığında çay fiyatlarının iyi durumda olduğunu savundu.

ÇAYKUR bünyesinde 80 marka bulunduğunu belirten Alim, Türk çayının 100'ün üzerinde ülkeye ihraç edildiğini söyledi. Avrupa ülkelerinin tamamına çay gönderildiğini ifade eden Alim, ÇAYKUR'un ihracatının 4-5 bin ton seviyesinde olduğunu aktardı. Türkiye'nin toplam çay ihracatının yaklaşık 25 milyon dolar ve 7-8 bin ton düzeyinde olduğunu belirten Alim, yıl sonunda ihracat miktarının 10 bin tona ulaşabileceğini kaydetti.

Çayın aşırı tüketiminin zararlı olduğuna yönelik tartışmalara da değinen Alim, kendi tüketim alışkanlığını paylaştı. Alim, "Bir çay beyhude, iki çay faide, üç çay kaide, iç dördü at derdi, madem çıktın beşe, sür git on beşe" sözünü hatırlatarak, "Ben günde 40-50 bardak siyah çay içiyorum. Sabah akşam da birer bardak yeşil çay içiyorum" dedi.

Çay paketlerindeki ince kırıntılarla ilgili de açıklama yapan Alim, bu parçaların her zaman değersiz çay tozu olmadığını söyledi. Kilogramı 50-60 bin liraya satılan beyaz çayın bile ince parçalara ayrılabildiğini belirten Alim, bu parçaların çayın değerli kısımları olabildiğini ve aromaya katkı sağladığını ifade etti.

Haberin devamı için: Tarimdanhaber

Kaynak: Tarimdanhaber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…