İçeriğe geç
  • Dolar 49,7668 ▲ %0,14
  • Euro 55,7655 ▲ %0,07
  • Sterlin 66,5043 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.437,62 ▲ %0,83
  • Çeyrek Altın 10.564,53 ▲ %0,29
  • Gümüş 86,79 ▲ %0,74
  • Bitcoin 4.000.224 ▲ %0,18
  • BIST 100 11.055,42 ▼ %0,55

İklim

Gaziantep'te iklim diyaloğu

Gaziantep'te iklim diyaloğu

Gaziantep'te düzenlenen COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu programında konuşan belediye başkanları, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve yerel uyum stratejilerine dikkat çekti.

Gaziantep'te gerçekleştirilen "COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu" etkinliği, "Yerel Liderlik, Kapsayıcı Kentsel Dayanıklılık ve Sürdürülebilir Dönüşüm" başlıklı oturumla devam etti. Program kapsamında yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadeledeki rolü ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, oturumda söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu tür buluşmaların yerel yöneticiler için yol gösterici nitelik taşıdığını vurguladı. İzmir'de iklim, enerji ve su yönetimi alanlarında çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Tugay, iklim krizinin ciddiyetinin artık herkes tarafından deneyimlendiğini ifade etti. Tugay, kuraklığın en ağır sorunlardan biri olduğunu, sıcak hava dalgalarıyla birlikte özellikle batı ve güney bölgelerde orman yangınlarının ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Tarım sektöründeki çalışanların ani hava değişimleri ve anormal iklim koşulları nedeniyle büyük zorluklar yaşadığını ve çiftçilerin aşırı stres altında olduğunu kaydetti.

Kent sakinlerinin de iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğine değinen Tugay, önlerinde iki temel görev bulunduğunu söyledi. Bunlardan birinin karbon emisyonunu azaltmak, diğerinin ise mevcut iklim sorunlarına karşı şehirlerin uyumunu sağlayarak dirençli hale getirmek olduğunu belirtti. Tugay, "Bugün karbon emisyonunu sıfırlasak bile iklim krizinin ve havadaki karbonun geri dönmesi için kimisi '50 yıl' kimisi '30 yıl gerekiyor' diyor. Bu ne demek biliyor musunuz? 59 yaşındayım, benim için iklim krizinin bitme imkanı yok" dedi. Yerel yönetimlerin şehirleri yeni koşullara hazırlamak ve adaptasyon programları geliştirmekle yükümlü olduğunu ekledi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük ise toplantının amacının iklim krizine ilişkin görüşleri evrensel ölçekte tartışmak olduğunu aktardı. Küçük, iklim krizinin daha yoğun şekilde gündeme gelmesi gerektiğini savunarak, Dünya Bankası'nın 2021 raporuna atıfta bulundu. Küçük, "Dünya Bankası'nın 2021 yılında yayınladığı rapora göre, dünya evrensel ölçekte gerekli önlemler almazsa 2050 yılına kadar 216 milyon iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle kendi ülkelerinden göç etmek zorunda kalacak" ifadesini kullandı. Göç hareketlerinin sonuçlarını bildiklerini belirten Küçük, ABD'de 2023'te yaşanan kuraklık ve aşırı sıcaklıkların 14,5 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtığını, Avrupa'da da benzer durumların söz konusu olduğunu ve krizin küresel bir gerçeklik olduğunu vurguladı.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise illerde düzenlenen bu programlarla COP31'e güçlü bir iradeyle hazırlandıklarını ifade etti. İklim krizinden en çok etkilenen kurumların belediyeler olduğuna dikkat çeken Aras, orman yangınları, su kıtlığı, kuraklık ve sellerin bölgede yoğun şekilde hissedildiğini anlattı. Çözümlerin yerel düzeyde üretilmesi gerektiğini belirten Aras, her kentin dinamiğinin farklı olduğunu ve kent politikalarının ulusal ile uluslararası düzeyde dikkate alınmasının zorunluluğuna işaret etti. Aras, COP31 sürecinde yerel yönetimlere daha fazla ağırlık verilmesi çağrısında bulundu. Programın gün boyunca çeşitli oturumlarla süreceği bildirildi.

TürkAta Haber Ajansı
Yeşil Vatan

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…