Yedi İklim dergisinin kurucularından Ali Haydar Haksal, 40. gününde Üsküdar'da anıldı
Yazar ve Yedi İklim dergisinin kurucularından Ali Haydar Haksal, vefatının 40. günü dolayısıyla Üsküdar'daki Şakirin Camisi'nde düzenlenen programda dualarla anıldı.
Haksal'ın ailesi, yakınları ve edebiyat dünyasından isimlerin katıldığı programda Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Yedi İklim Derneği Başkan Yardımcısı ve yazar Mustakim Haksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kardeşinin edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu belirterek kendisinden önceki kuşağın da edebiyat çevreleri üzerinde büyük emeği olduğunu söyledi.
Cahit Zarifoğlu, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Erdem Bayazıt ve Rasim Özdenören gibi isimlerin edebiyat dünyasının gelişimine katkı sunduğunu dile getiren Mustakim Haksal, Ali Haydar Haksal'ın özellikle gençlerin yetişmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.
Yedi İklim dergisinin edebiyat dünyasındaki yerine dair de Mustakim Haksal, şunları söyledi:
"Türk edebiyatında özellikle kadın yazarlar, sanatçılar Yedi İklim dergisinde yer buldu. O da Ali Haydar Haksal'ın emekleriyle olmuştur. Ayrıca birçok dergide ağabeyimin yetiştirdiği gençler var. Gazete köşelerinde, televizyonlarda da var. Ağabeyim tek kelimeyle edebiyatın kucaklayıcı, kuşatıcı diliydi. Hiçbir hesabı olmayan bir insandı."
Ali Haydar Haksal'ın zor şartlarda yetişmesine rağmen okumaya ve yazmaya büyük önem verdiğini anlatan Mustakim Haksal, yazarın hayatının son döneminde de derginin yayın çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Haksal, "Biz çok zor şartlarda Anadolu'da zekatlarla büyüdük. Ali Haydar ağabeyim hep okudu, çok okudu. Ciddi bir eser bıraktı. Son anına kadar derginin 437. ve 438. sayısını hastane odalarında yatağında çıkarttı." ifadelerini kullandı.
"Hepimize tek tek kendi özelimizde kıymet veren bir babaydı"
Ali Haydar Haksal'ın kızı Elif Sena Haksal da babasının edebiyat ve düşünce dünyasındaki duruşunun yanı sıra aile hayatında da sevgi dolu ve hassas bir insan olduğunu dile getirdi.
Babasının yoğun çalışma temposuna ve sağlık sorunlarına rağmen ailesine bağlılığını hissettirdiğini söyleyen Elif Sena Haksal, şunları anlattı:
"Babamın kimliği, fikir dünyası, edebiyat camiasındaki duruşu malumunuz ama onun dışında baba olarak herhalde benim duyduğum, bildiğim, tanıdığım, çevremden şahit olduğum tüm insanlara nazaran en nahif, en kibar, en sevgi dolu, gerçekten sevgisini gösteren, hepimize tek tek kendi özelimizde kıymet veren bir babaydı. Hayatı çok yoğun, hastalıklarla geçti ve iş hayatı çok yoğundu. Dönem dönem yanımızda olmadığı zamanlar da oldu ama hep biliyorduk ki o bizim yanımızdaydı. Çünkü çok kapsayıcıydı, çok sahip çıkan bir tarafı vardı. Çok başka bir insandı."
Babasının eğitim hayatında da kendisini desteklediğini belirten Elif Sena Haksal, "Ben tam başörtüsü eylemlerinin olduğu 1999 döneminde mezun oldum. Üniversiteye gireceğim zaman da babam dedi ki 'Okuyacaksın, ne olursa olsun okuyacaksın.' İşletmeyi kazandım. Hiç benim fıtratıma uygun olmamasına rağmen girdim ve okudum. Onun çabasıyla ve desteğiyle okudum. Çok büyük emeği var üzerimde." şeklinde konuştu.
Ali Haydar Haksal hakkında
Bingöl'ün Yayladere ilçesine bağlı Hasköy'de 1951'de dünyaya gelen Ali Haydar Haksal, 1979'da Erzurum Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde "Kur'an-ı Kerim'de Güzel Kavramı" başlıklı yüksek lisans tezini hazırlayan Haksal, lise yıllarında başladığı yazı çalışmalarını farklı gazete ve dergilerde sürdürdü.
İlk öyküsü "Tıkırtı" 1975'te Milli Gazete'de yayımlanan Haksal, Mavera, Yönelişler, Yeni Devir, Milli Gazete ve Yedi İklim başta olmak üzere çok sayıda yayında yazdı. İlk öykü kitabı "Evdeki Yabancı" 1986'da yayımlanan yazar, eserlerinde modern insanın yalnızlığı, yabancılaşması, benlik arayışı ve gelenekle ilişkisi gibi konuları işledi.
Osman Bayraktar, Mustafa Çelik ve Alim Kahraman ile Yedi İklim dergisinin kurucuları arasında yer alan Haksal, Mart 1987'den itibaren yayımlanan derginin sahipliğini ve yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Yayınına 1989'da ara veren dergi, 1992'de yeniden okurla buluştu.
Öykülerinde modern anlatım tekniklerini geleneksel ve tasavvufi unsurlarla buluşturan Haksal, roman, şiir, deneme, biyografi ve inceleme türlerinde de eserler verdi. Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Akif İnan gibi edebiyatçıların eserleri üzerine çalışmalar kaleme aldı.
"Sesim Bana Yetmiyor" adlı öykü kitabıyla 1987 Türkiye Yazarlar Birliği Hikaye Ödülü'nü kazanan Haksal, "Yitik Yaşamın Güncesi" romanıyla Tuzla Belediyesi Roman Yarışması'nda ikincilik ödülüne layık görüldü. Haksal'a 2017'de Bingöl Üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanı verildi.
Haber kaynağı: haberler.com
Kaynak: Haberler.com