KARABAŞ – ORMANI KEŞFET

Ballıbabagillerden olan karabaş otu 45-50 cm yükseklikte, çalı görünümlü ve çok yıllık bir bitkidir. Kuvvetli bir koku yayan güzel çiçekleri siyahımsı mor renkli ve sap üzerinde sık dizilmiş şekildedir. Latince adı Lavandula stoechas L. olan karabaş otu da tarih boyunca Anadolu insanına hizmet eden önemli droglar arasında yer alır. Bu bitkinin kolera tedavisinde kullanılması ve eczanelerde satılması ile ilgili 1848 tarihli bir Osmanlı fermanı bulunmaktadır. Bitki, halk arasında yaygın olan “keşişotu” ismini ise Keşiş Dağı’ndan almış, zira bitki 1925’e kadar Keşiş Dağı olarak bilinen Uludağ’da bolca bulunur. Bir Akdeniz bitkisi olan karabaş otu Batı Anadolu’nun makiliklerinde, çakıllı kıraç yamaçlarında yaygın bir bitkidir. Dünyada Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Anadolu, Ortadoğu, Pakistan ve Hindistan’da yayılış gösterir. Fransa, İtalya ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede Lavandula angustifolia isimli akrabasının kültürü yapılır. Bunun nedeni Türkiye’de lavanta olarak adlandırılan bu bitkinin güzel kokusundan dolayı eczacılık ve parfümeride kullanılabilmesidir yani ekonomik değeridir. Oysa karabaş otunun tıbbi kullanımı lavantanınkinden çok daha eskilere dayanır. Buna rağmen karabaş otuna lavantanın taklitçisi muamelesi yapılır ve karabaş otu “yalancı lavanta” olarak da adlandırılır.
Bitkinin toprak üstü kısımlarından su buharı distilasyonuyla elde edilen uçucu yağının tıbbi değeri yüksektir. Sıcağa dayanıklı, dona karşı duyarlı ve güneş seven bu bitkinin ekolojik faydaları da vardır. Çalımsı bir bitki olması nedeniyle erozyonu önleme ve yüzey toprağı tutma kabiliyetine sahiptir. Arı çeken bu bitki ormancılıktan ayrı düşünülemeyen arıcılık için de büyük önem taşır.

